Binalarda Isı Kaybı
Binalarda Isı Kaybı

Binalarda Isı Kaybı

Türkiye sanayi ve konutlarda kullandığı enerjinin %75 ni dış ülkelerden döviz ödeyerek temin etmektedir. Toplam enerjinin yaklaşık  %50 si ısıtma ve soğutma amaçlı ihtiyaçları karşılamak amacıyla kullanılmaktadır. Buda bize ısıtma soğutma sistemlerinin kullanıldığı binaların yalıtımlı az enerji harcayan binalar olmasını gerektirmektedir. Ancak geçmiş yıllarda yapılan yapılarımızda yalıtımın önemi yeterince anlaşılmadığı veya yalıtıma ayrılacak paranın yatırım maliyetine katlanılmadığı için binalarımız yalıtımsız şekilde inşa edilmiştir. Bunun sonucunda kullandığımız enerjinin yaklaşık %50 si ne yazık ki gökyüzünü ısıtma veya soğutmak için harcanarak maddi kayıpların yanında karbon salınımını artırarak çevre kirliliğine sebep olmaktadır.

HİTİTLER'İN SONUNU GETİREN KURAKLIK ANADOLU'NUN GERÇEĞİ | YUSUF YAVUZGökyüzüne atılan fazla ve gereksiz  enerji karbon salınımını artırarak çevreyi kirletmesi, maddi kayıplara neden olmasının yanında küresel ısınmaya sebep olmaktadır. Gelecek nesillere temiz bir dünya bırakmak mevcut enerji kaynaklarını doğru kullanmakla mümkün olacaktır. Aksi takdirde ne yazık ki kuraklıkla çok uzaklarda değil yakın tarihte karşılaşacağız.

Binalarda ısıtma ve soğutma ihtiyaçlarının konforlu ve ekonomik yapılabilmesinin tek yolu temelden çatıya kadar uzun ömürlü doğal içerikli yalıtım malzemelerin  kullanılması ile mümkündür. Yapacağımız yalıtımın kalınlığı  iç ve dış sıcaklıklar göz önüne alınarak hesaplanmalıdır.  Yani yapacağımız binanın kullanım amacı ile bulunduğu şehir özellikleri ve kullanılacak yalıtım malzemesinin özellikleri dikkate alınarak teknik kişiler tarafından teknik hesaplar yapılarak yalıtım malzemesi kalınlığı hesaplanmalıdır. Yalıtımın hesabından uygulamasına kadar olan tüm süreçlerde göstereceğimiz hassasiyet geri dönüşüm süresinin kısalmasına, uzun ömürlü olmasına ve yaşadığımız ortam içerisinde konforlu bir hayat sürmemize olanak  sağlayacaktır.

Bir binanın soğutulması ısıtılmasından daha çok enerji harcamaktadır. Yanlış bir yanılgı olan sıcak bölgelerde yalıtıma ne gerek var sözü oldukça yanlıştır. Aslında sıcak iklim yerlerinde özellikle soğutulması gereken çoklu kullanıcını

n olduğu otel vb gibi binalarda soğutma ve iklimlendirme sistemlerinin  işletme giderlerinin azaltılması ancak ve ancak yalıtımla mümkün olabilir.

Yalıtımda bina  bir bütün olarak düşünülmelidir. Yani sadece duvarların yalıtımını çok düzgün yapıp çatıya yalıtım yapmazsak  veya kapı pencere vb gibi doğramaları yalıtımlı serilerden seçmez isek bu sefer ısı transferi yani ısı kayıpları zayıf olan yerden kaçmaya çalışacaktır. Bir örnekle açıklayacak olursak bir poşet içerisine su doldurup ağzını bağladığınızda su kaybolmaz içine hapsolur kalır ancak bir iğne batırıp çektiğinizde basınçlı bir şekilde içindeki su boşalacaktır. Isıda su gibidir bulduğu açıktan yüksek sıcaklıktan düşük sıcaklığa doğru akar yani iç sıcaklık ile dış sıcaklık arasındaki fark arttıkça ısı akışıda çok olacaktır.  İç sıcaklığın 1 derece artması yakıt giderlerinizde yaklaşık %6 artmasını sağlayacaktır. Oda iç sıcaklığını 18-20 derece arasında tutmamız ve mümkünse ısıtma soğutma sistemleri çalışırken pencere ve kapıların kapalı tutulması gerekmektedir.

En ucuz enerji tasarruf edilen enerjidir.

 

Ali YASDUR

Ankara 2020